Genel

Küçük bir güncelleme

Ne yalan söyleyeyim, 2014 yılında Bade’nin Şekeri blogda yazmaya ve özel beslenenler için reçeteler üretmeye başladığımda içimde ‘belki beslenmeyle Tip 1 diyabeti iyileştirebilirim;’ gibi saf ama iyi niyetli bir düşünce vardı. Tip 1 diyabetin iyileşmeyen bir hastalık olduğunu anladığımda kıyıdan oldukça uzaklaşmıştım. Ama bu yolculukta benim gibi, veya benzer hikayeleri olan bir sürü deniz gezgini ile tanışma fırsatı buldum. Kronik hastalıklar sebebiyle yaşamı değişen, ve bu yüzden farklı bir rota arayanlarla.

Artık tarif paylaşmıyorum çünkü artık bana ihtiyaç kalmadı. Özel beslenenler için tarifler, ürünler, un çeşitleri, şeker alternatifleri her yerde. Farkındalık çığ gibi büyüdü. İyileşme var mı peki diye soracak olursanız, evet, olduğunu söyleyebilirim. En azından ruhsal açıdan.

Eğer tip bir diyabet hakkında daha nadir konuşuyorsam ve yazıyorsam bunun sebebi zaten hayatımıza yeterince etki ettiğini düşünmem ve bu hastalığı artık kişisel hayatımın odak noktası haline getirmek istemememdir. Tip 1 diyabet üzerinden bir kariyer istemiyorum. Çünkü biz tip 1 diyabet denilen canavarı sakinleştirdik ve evimizin bahçesine zincirledik. Zincirin diğer ucu ayaklarımıza bağlı. Ne biz gidebiliriz bu evden, ne de o.

İyileşmek diyorum ya… O da bu kadar oluyormuş. Bazen öyle ağır geliyor ki, ağırlığından tüm vücudum ağrıyor. Yani bahsetmememek, üstesinden geldiğim anlamına gelmiyor: Sadece yoluma devam etmek istiyorum. Yapabildiğim kadarıyla.

Bade’nin Şekeri Blog sizler ihtiyaç duydukça burada kalacak. Belki geçtiğim yollar bir başkasının hayatını kolaylaştırır.

Bu aralar yeni bir kitap üzerinde çalışıyorum. Yani en iyi bildiğim yolla, kelimelerimle hayata devam edeceğim.

Kolaylıklar dilerim.

Write a comment