GAPS Paleo Raw Sütsüz Tatlılar Vegan Yumurtasız

Damla Sakızlı Unsuz Şekersiz Muhallebi

DSC_0045


Bayramlar sakin geçer bizde. Kalabalık bir ailemiz olmadı hiçbir zaman.

 

Bade bayramın bayrama benzemesinin tek sebebi belki de. Yeni kabarık pudra pembesi eteğini, parlak altın rengi ayakkabılarını giyerken çıkardığı minik sesler…Saçını bana yaptırırken takındığı o bilmiş tavırlar…Hazırlanıp da aynada kendini incelerken bir türlü bastıramadığı koca gülümseme…Yavaş yavaş kırpıştırdığı uzun kirpikleri…

 

Onu izliyor ve bakışıyoruz eşimle, gülümsemelerimizi nereye saklayacağımızı şaşırıyoruz onu kırmayalım diye.

 

Bütün gün bir kuş gibi cıvıldayıp bir kelebek gibi dönebilir mi bir çocuk ? Dönüyor, zıplıyor, koşturuyor. Öptüğü her elden sonra dolan çantasını açıp harçlıklarını saydırıyor bana. Bir sürü My Little Pony oyuncağı alacakmış, kaç gündür hayalini kuruyor.

 

Gerçekleşiyor da hayali… Oyuncak mağazasına giderek kapatıyoruz bayramın ilk gününü. Eve döner dönmez Prenses Cadence’ın boynuzu koparılıyor. Rainbow Dash ertesi gün havuzun dibini boyluyor. Zavallı pony ilk saç kesimini de bir sonraki gün deneyimliyor. Ben gözlerimi deviriyor, cık cık yapıyor ve biraz söyleniyorum ama Bade tüm bu işlemleri yaptığı için pek mutlu.

 

Eşimle hallerine gizi gizli gülüyoruz ve bu sefer onu kendi haline bırakıyorum. Güzelliğinin, özgürlüğünün, neşesinin tadını çıkarıyorum.

 

Bu arada İstanbul boşken kafamı da boşaltıyorum biraz. Ciğerlerim de onunla birlikte boşalıyor ve yepyeni, taze havayı içime çekiyorum sanki. Uzun, güzel bir istirahat gibisi var mı ? Yepyeni tarifler aklıma gelip gidiyor ve bazıları bloğun sayfalarına dökülüyor.

 

Mesela bu tarif gibi… Bu özel tada istediğimiz zaman ulaşma şansına sahip olmamız ne büyük mucize… Mutfağımızda oldukça popüler olan bu şifalı ve değerli tadı una, nişastaya, rafine şekere bulamak ona çok büyük bir zulümmüş gibi geliyor bana.

 

Hikayesini, o güzelim dayanıklı sakız ağaçlarını hepimiz biliyoruz. Peki tarihte sakız ağacından ilk bahsedenin (reçinesini sindirim sorunları, soğuk algınlığı tedavisi için ve nefes açıcı olarak kullanıyormuş) Hippokrates olduğunu biliyor muydunuz ? Romalılar ise sakız ağacı reçinesini özel baharatlı bir şarap yapımında kullanıyormuş. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise sakız ağacı o kadar popülermiş ki 1 kg damla sakızının 1 kg altına eşdeğer olduğu söyleniyormuş.


DSC_0080


 

Damla Sakızlı Muhallebi

Hazırlık süresi: 15 dk

Servis: 2 porsiyon

 

İçindekiler:

100 gr (1 su bardağı) çiğ kaju fıstığı

150 ml (3/4 su bardağı) fındık, badem veya kaju sütü (inek sütü de olur)

2 veya 3 çorba kaşığı bal veya akçağaç şurubu

½ çay kaşığı vanilya özütü

2-3 adet katı damla sakızı*

Yapılışı:

1-Kaju fıstıklarını geniş bir kaba alın, üzerini geçecek kadar ılık su ekleyin ve en az 30 dk bekletin.

2-Damla sakızını toz haline gelene dek dövün.

3-Süzüp derin bir kaba aldığınız kaju fıstıklarının üzerine süt, vanilya, bal ve damla sakızını ekleyin. Blender ile pürüzsüz ve kremamsı kıvama gelene dek çekin.

4-Kuplara paylaştırın, buzdolabında soğutun. Tarçın ile süsleyip servis edin.

 

Notlar:

 

*Kuruyemişçiden aldım.


Not:

Saveur En İyi Blog Ödülleri için adaylıklar 18 Temmuz’da kapanıyor. Eğer aday göstermek isterseniz aşağıdaki linkten “Best New Voice” kategorisinde (NOMINATE –www.badeninsekeri.com) aday gösterebilirsiniz. Şimdiden teşekkürler!

http://www.saveur.com/blog-awards-2016-nominate

Comments (4)

  • Merhaba. Çok lezzetli görünüyor. Elinize sağlık….. kajular kavrulmamış değil mi? Kuruyemişçilerde kaju kavrulmuş oluyor. Hem de tuzluyorlar… bir de vanilya özütüne alternatif var mı?

    Cevapla
    • merhaba, evet çiğ. kuruyemişçilerde çiğ de satılıyor, bulunamazsa peyman’ın çiğ kajusu var marketlerde. vanilya özütüne alternatif hiç koymamak olabilir. zaten damla sakızının aroması ağır basıyor.

      Cevapla
  • Sıla hanım merhabalar,
    Önce bir sorum olacak, kaju fıstığını pek sevmiyorum onun yerine neyi önerirsiniz bu tarifte?
    Sonrasında ise paylaştığınız kıymetli tarifler için çok teşekkür etmek isterim.
    Aslında özüne dönmek isteyen, herşeyin doğalını , organiğini tüketmek isteyenlerin sayısı gittikçe artıyor ve buna ek olarak gün geçtikçe insanlar glütensiz ve şekersiz beslenmenin faydalarının farkına varıyorlar.
    Beslenmemiz çok önemli ve beslenmek derken sadece bedensel değil, ruhsal olarak beslenmek ile paralel ilerliyor aslında.
    Ama önce ilk mekanımız olan bedenimizi beslemek kıymetli ve ondan ötürü bedenimizi tanımakta kıymetli oluyor.
    Hangi gıdalara intoleransımız var, hangilerine alerjik reaksiyon veriyoruz vs.
    Bunun için çölyak hastası olmamız şart değil, kıymetlisi bedenimiz sağlıklıyken mevcut olanı korumak.
    Lafı biraz uzattım sanırım fakat sizin gibi bedeni beslemenin kıymetini ve önemini anlamış bir insanla karşılaştığım için kendimi şanslı hissettim 🙂
    Paylaşımlarınızı ilgiyle takip etmeye devam edeceğim inşallah.
    Sevgiler,

    Cevapla
    • merhaba, yerine hindistan cevizi kreması kullanabilirsiniz. Veya unsuz muhallebi tarifimi içine damla sakızı katarak deneyebilirsiniz. Nazik sözleriniz içinse çok teşekkür ediyorum, böyle kibar ve bilinçli insanlarla yollarımızın kesişmesi benim için çok kıymetli. sevgilerimle

      Cevapla

Write a comment