Ekmekler GAPS Kahvaltılıklar Kuruyemişsiz Sütsüz Vegan Yumurtasız

Tahılsız Hamur Kızartması



Bugünün yazısı özellikle bu kadar gecikti çünkü kendimi tutmam gerekti: yazabileceklerimden korktum. Yazdıklarımı da sürekli düzeltip durdum. İnsanın bazen gerçekten durması, içe dönüp hazmetmesi, ondan sonra yaşananları irdelemesi –benim durumumda ise satırlara dökmesi – gerekiyor. Yapıma uygun olmasa da, durdur tuşuna basmasını yavaş yavaş öğreniyorum.

Duygusal olarak oldukça karışık günler geçirdim. Kötü demiyorum, sadece çok karışık.

Halbuki öyle güzel olaylar geldi ki başıma bu ay. Şikayet etmeye hakkım yok gibi geliyor. Önce saygıdeğer Dr. Ümit Aktaş’ın canlı yayında Bade’nin Şekeri’ni tavsiye etmesi… Sonra Kanal D ile gerçekleştirdiğimiz röportaj… Çok heyecanlandığım için kendimi pek izleyemedim, gözümün ucuyla bakmakla yetindim. Ancak sizlerden gelen mesajlar, yorumlar ve beğeniler için bir kez daha teşekkür ediyorum. Websitem yoğun ilgi sebebiyle çöktüğü için bana gönüllü destek olan çok sevgili webmasterlarıma, dünyanın en melek ve bir o kadar zeki çifti Özgür ve Zeynep Kuru’ya da ayrıca çok, çok teşekkür ediyorum. Dünya sizin gibi insanlar sayesinde yaşamaya değer bir yer.

Bugün hava yine buz gibi, karanlık. Puslu. Soğuğa tahammül edemediğim için battaniyelerin arasında yazıyorum bu satırları, ev sıcak ama yine de parmaklarım buz kesmiş durumda. Bugünkü karışıklığımın asıl sebebi ise başka aslında. Ben dün, çok eski bir arkadaşımın doğmasını beklerken kaybettiği bebeğinin cenazesindeydim. Hava ıslak ve soğuktu, çok soğuktu. Ama o minicik tabutu görünce buz kesen kalpler kadar değil.

“Şükret”, dedi bana, “Kızının hastalığına üzülme, şükret!”

İnsanlar genellikle ailemde şeker olup olmadığı gibi sorular sorup hep bir sebep arıyorlar. Sebebi üzerinde düşünmek ya da konuşmak beni sadece üzüyor. Anlamıyorlar. Kızım bir sebepten diyabetli oldu ve sebebi artık umurumda değil. Başımıza ne geliyorsa geliyor ve değiştiremiyoruz. Hem kızımın diyabeti ya da benim tiroid rahatsızlığımdançok  daha ciddi rahatsızlıklar var bence: Empati kuramama, kıskançlık, aşağılık kompleksi, sürekli kendini övme, hırs… Bu rahatsızlıklar yüzünden insanlık o kadar acı çekiyor ki… İşte bunları, yani insan ırkının asıl hastalıklarını, glutensiz ve şekersiz beslenme ile düzeltemiyorsunuz. Keşke bu hastalıklara çare olacak bir beslenme şekli olsa. İnsanları daha mütevazı, daha vicdanlı, daha anlayışlı, daha az hırslı yapsa.

Tarife gelirsek, aslında mercimekten lavaş ekmeği tarifimi yaparken kazara keşfettim bu tarifi. Biraz yaramaz bir tarif olsa da içinizdeki hamur işi canavarını susturacak lezzette enfes, kenarları kıtır kıtır ama içi pofuduk bir şey oldu. Bu arada bakliyatların abartmadan, lektinlerden mümkün olduğunca arındırarak ve nadiren tüketilmesi gerektiğinin tekrar altını çizmek isterim. Yeni yıla girmeden bir yılbaşı pastası tarifim gelecek, hazırlıklı olun. Sevgilerimle.




Tahılsız Hamur Kızartması

Hazırlık Süresi: 30 dk

Servis: Çok çıktı, tek tek saymayı atlamışım

İçindekiler:

1 su bardağı organik yerli mahsul sarı mercimek

1 küçük çay bardağı su (80 ml)*

Tuz

1 iri diş sarımsak

1 çorba kaşığı ev yapımı üzüm veya elma sirkesi

1 /4 çay kaşığı karbonat

Kızartmak için zeytinyağı

 

Yapılışı:

1-Mercimekleri 18 saat çok az karbonat eklenmiş sıcak suda bekletin, bolca yıkayıp süzün. Gaps yapıyorsanız fermente edilmiş mercimek kullanınız.

2-Mutfak robotunuzda diğer malzemelerle birlikte patates püresi kıvamını alana dek çekin (evet, mercimeği çiğden çekiyoruz).

3-Tavanıza zeytinyağını ekleyin ve iyice kızdırın. Hamurdan bir tatlı kaşığı kadar parçalar alıp alıp kızmış yağın içine yavaşça koyun, altın rengini alana dek kızartın. Aynı işlemi hamur bitene dek tekrarlayın. Fazla yağını peçete ile aldırıp servis edin.

 

Not: *Suyu eklerken kıvama çok dikkat edin ve azar azar ekleyin, hamur sulu olursa kızarırken dağılır.

 

 

Comments (12)

  • Sizi çok iyi anlıyorum aynı şeyleri bende yaşıyorum kızımın doğuştan bir böbreği pelvik ve bu yüzden bende çok tuhaf soruların mağduriyetinde kalıyorum beslenmesinde mümkün mertebe glutenden uzak durması gerekiyor ama artık alıştık diyebilirim ve gerçekten dünyada öyle hastalıklar varki ve öyle acılar varki kendi hastalıklarımıza odaklanmamız artık bir lüks oluyor nerdeyse bizim için,siz çok başarılı ve çok mütavazi bir annesiniz

    Cevapla
    • çok teşekkür ediyorum. maalesef insanlar hadlerini hiç bilmiyorlar…

      Cevapla
  • Siz nadılda güzel bir insansınız becerileriniz bir tarafa ruhunuzun güzelliğini hissedebiliyorum,heşey gönlünüzce olsun inşallah sevgiler🙏😘

    Cevapla
    • çok naziksiniz, çok teşekkür ediyorum

      Cevapla
  • Yapmak için sabırsızlanıyorum…

    Cevapla
    • şimdiden afiyetler olsun 🙂

      Cevapla
  • Organik mi olmak zorunda mercimek

    Cevapla
    • organilk olmasa da olur ama olsa çok daha iyi olur

      Cevapla
  • Merhabalar, sirkeyi nerede kullandınız, ben göremedim.
    Bir sorun daha olacak, glutenin yanı sıra yumurta alerjimde var, yumurta ikamesi kullandınız mı hiç? Kullandıysanız tavsiye eder misiniz?
    Tarifleriniz çok güzel, Ellerinize emeğinize sağlık. Ayrıca özel çocukların anneleri de bence çok özeller. Allahın mutlaka bir bildiği var ki, özel çocukları özel annelere emanet etmiş. Teşekkürler

    Cevapla
    • merhaba, sirkeyi hamuru hazırlarken kullanıyorum, yani mercimek, su, sarımsak, karbonatla birlikte çekerken. Nazik sözleriniz için ayrıca çok teşekkür ediyorum.

      Cevapla
  • Merhaba,
    Ben de hipotroid hastasiyim tariflerinizi yakindan begenerek takip ediyorum kesinlikle mukemmel bir annesiniz, cocugunuz cok sansli. Yazinizda baklagilleri lektinden arindirmaktan bahsetmissiniz nasil bir metot uyguluyorsunuz bunun icin?

    Cevapla
    • merhabalar, çok teşekkür ederim! en çok bilinen yöntem baklagilleri peynir veya kefiraltı suyunda bekletmektir.

      Cevapla

Write a comment