AIP GAPS Kuruyemişsiz Paleo Sütsüz Tatlılar Vegan Yumurtasız

Unsuz & Şekersiz Dondurmalı Un Helvası

 

 

DSC_0041


Bu yıl Bade ilk defa okula başladığı için başımıza gelmeyen hastalık kalmadığından bahsetmiştim. Bu aralar da solunum yolları enfeksiyonu sebebi ile okula göndermiyorum. Gönderemiyorum çünkü antibiyotik kullanırken kan şekerini kontrol etmek inanılmaz zor. Bir de hastalığın küçük arkadaşlarına bulaşmasını istemeyiz elbette.

Küçük arkadaşları demişken hepsini bir ayrı seviyorum. Öğlenleri insülin yapmak için okula gittiğimde hepsi hala her seferinde şaşırıyor ve “Aaaa Bade’nin annesi gelmiiiiş!” diye bas bas bağırıyorlar. Bir tanesi geçen gün Bade’yi bana şikayet bile etti. Meğer benim kızım, onu oyunda istemeyen arkadaşına “bu okulu yıkacağım” demiş, diğeri de tabii epeyce endişelenmiş.

Okula başladığından beri endişelenip duruyorum ama o ciddi ciddi kendi başının çaresine bakıyor. Ezdirmiyor kendini, karşılık veriyor. Bazen haddini aşıp epeyce yaramazlık yapsa da silik bir tip olmadığı bir gerçek. Ben de herkesle öyle ya da böyle mutlaka en az bir defa ters düştüğü için bazen ürksem de (kızımı epeyce zor bir ergenlik dönemi bekliyor diye düşünüyorum) yine de onunla gurur duyuyorum.

Geçen gün okula gitmek istemedi, meğer bir arkadaşı rahatsız ediyormuş. Rahatsız etmekten kastım da şu: yanına gidip sürekli dil çıkarıyormuş. Neyse ki sonra uzlaşıp arkadaş kalmaya karar vermişler. Ama birbiriyle oynamayan arkadaşlar. Bir güleceğim geldi ki sormayın. Sanki gerçek hayatın provası gibi. Görüşmeyen arkadaşlar.

Bir de her gün değişen “en yakın arkadaşlar” var. Bu en yakın arkadaşlar genellikle o gün en iyi anlaştığı kızlar oluyor. Genellikle İlke, Dora, Naya, Ecrin, Belin ve Alya arasında gidip geliyoruz. Aralarında şimdiden bir kıyafet ve süs yarışı var. O gün etek giyenler genelde birbirleriyle oynuyorlar. Etek giymeyenler etek giyenlerle o gün oynamak istemiyor. Kıyafet, kırtasiye ve ayakkabılarda resimleri bulunan, dönemin en popüler ismi ise tartışılmaz bir şekilde Karlar Ülkesi’nden Elsa.

Bu aralar Bade’nin okula gitmemesinin iyi yanları ise her gün okula 4 saat içinde 3 defa yürümek ve kıyafet tartışmasına girmek zorunda kalmamak. Her sabah giyeceği kıyafet konusunda o küçücük ateş topu ile uzlaşana dek canım çıkıyor desem yeridir. Hazır rahatım yerindeyken de tarif denedikçe deniyorum.

Daha önce bahsetmiştim, özellikle hanımların Instagram’daki yemek tarifi hesapları oldukça rağbet görüyor. Sağlıklı yemek tarifi paylaşan hesaplara ise ilgi gittikçe artıyor. Ben de bu tür hesapları takip etmeyi, fikir alışverişinde bulunup ilham aldığım için çok ama çok seviyorum. Örneğin bu tarifin orjinali sevgili alkaliburcu.nyc hesabına ait. Ben birazcık oynadım, ağzımın tadına uydurdum.

Yoksa bir daha un helvası yiyemem mi sanmıştınız ?


DSC_0046


Unsuz & Şekersiz Dondurmalı Un Helvası

Hazırlık Süresi: 30 dk

Servis : 2 porsiyon

 

İçindekiler:

150 gr (yaklaşık 2 su bardağı) hindistancevizi

50 gr (10 çorba kaşığı eritilmiş) tereyağı veya sütsüz alternatif için hindistancevizi yağı

25 gr (yaklaşık 3 çorba kaşığı) dolmalık fıstık (AIP/kuruyemişsiz diyet yapıyorsanız çıkarın)

1/3 su bardağı (66 ml) süt veya sütsüz alternatif için herhangi bir kuruyemiş/hindistancevizi sütü

Dilediğiniz miktarda hurma şerbeti/bal veya akçaağaç şurubu

Dondurması için

Tarifi burada **

Yapılışı:

1-Hindistan cevizini mutfak robotu veya kahve değirmeninde çekerek un gibi ince hale getirin.

2-Tereyağını çok kısık ateşte eritin, fıstıkları ekleyip 1 dk pembeleşene dek soteleyin.

3-Hindistan cevizi ununu da ekleyip rengi değişene dek yaklaşık 2 dk çok kısık ateşte soteleyin.

4-Sütü ekleyin, yaklaşık 1 dk daha karıştırarak pişirin. Ocaktan alın, hurma şerbetini ekleyip tüm karışıma yedirin.

5-Helvayı oval bir kaseye bastırarak yerleştirin, ortasını bir kaşık yardımıyla oyun ve içine talimatlara göre hazırlanmış kaymaklı muz dondurmasından 3 çorba kaşığı kadar yerleştirin.

6-Dondurmanın üzerini biraz daha helva ile kapatın, kasenin içindeki dondurmalı helvayı servis tabağına ters çevirerek yerleştirin, hemen servis edin.

 

Comments (16)

  • Merhabalar, öncelikle söylemeliyim ki muhteşem görünüyor! Tariflerin aynı zamanda Glutensiz olduğu yazıyor. Ben çölyaklıyım. Mesela hurma şerbeti olarak ne kullanıyorsunuz? Çünkü bizim kullanabildiğimiz onaylı markalar var. Onaylı olmayan çoğu ürün doğasında gluten bulunmasa bile, imalat sırasında gluten içerir duruma geliyor. Bu tarz detaylar bizim in önemli. Çok teşekkürler…

    Cevapla
    • Merhabaa, çok teşekkür ederim. ben tariflerde paketli herhangi bir ürün kullanmadığım için açıkçası marka veremiyorum. siz size uygun herhangi bir ürünü kullanabilirsiniz

      Cevapla
  • Silacim. Banu ben. Figen abla ile konustuk gecenlerde. Siteni tavsiyebetti. web sitesi harika. Bayıldım. Her gün bir tarif yapmayı diliyorum. Bayıldım. Harikasin. Banu.

    Cevapla
    • Banucum çok sevindim çok teşekkür ederim! çok çok öpüyorum seni!

      Cevapla
  • Sıla hanım o zaman hurma şerbetini nasıl yaptığınızı öğrensek?

    Cevapla
    • tarifi blogda mevcut soslar bölümüne bakabilirsiniz

      Cevapla
  • Uzun zamandır takip etmeme rağmen bu tarifi nasıl görmedim acaba 🙂 çok teşekkürler efenim…

    Cevapla
    • rica ederim afiyetler olsun 😀

      Cevapla
  • Sıla hanım, ya çok Özürdileyerek;
    Nasıl görmedim yazdım yukarıda ama, o an işyerindeydim ve bir başlık gördüm blokta, onun altında sandım sorduğum tarifi, ama sonradan başlığın altlarını incelediğimde hurma şerbeti ve benzerini nasıl yaptığınıza erişemedim. Bloğu ve siteyi de kurcaladım baya… Yazılarda da yok sanırım, tam olarak hangi kısma bakmam gerekiyor?

    Cevapla
  • Çok teşekkürler, seviyorum sizi. 3 sene önce unsuz şekersiz beslenmye başladım. Canan hocamın ve Rahmetli Ahmet Aydın sayesinde. Savaşması çok zor etrafla. Annem teyzem bile bir şey olmaz bu kadardan, vücudun buna da ihtiyacı var dediler hep. Vücudun işlenmiş şekere ihtiyacı olmadığını asla anlatamadım. Son zamanlarda anlıyorlar beni yavaş yavaş. Ama sizin gibi ortak düşünceleri paylaştığım ve aynı şeyler için direnen yılmayan insanları görünce, insan doğru yolda daha da hevesle ilerliyor. Blog için, kızınıza olan emeğiniz için, ve güzel anneliğiniz için ben teşekkür ederim size. Umarım bir gün bir yerde bir kahve içip tanışmak dileğiyle…Sevgiyle kalın…

    Cevapla
    • Çok teşekkür ederim, inşallah, ben de çok memnun olurum! azminize hayran oldum ben de! çok sevgiler

      Cevapla
  • Teşekkürler çok güzel oldu

    Cevapla
    • afiyetler olsun 🙂

      Cevapla
  • Merhaba,
    Tereyag yerine zeytinyag kullansam olur mu? Ve miktari ne olmali?

    Cevapla
    • maalesef olmaz, tadı hiç güzel olmaz cunku

      Cevapla

Write a comment